RAHAT BIRAKIN KARADENİZİ!
Asfalt dökmeyin Karadeniz'e, gelemesin bar tayfaları, rahat bıraksınlar uşakları. Çekip arabaları barların önüne tartışmasınlar memleket meselelerini, başka yerlerde içsinler içkilerini, başka yerlerde yaşasınlar vıcık vıcık ilişkilerini.
Oranın da içine etmeyiversinler.Yeni Bodrum'lar yaratılmasın Karadeniz'de. "Techno sound" ile değil, zerdali kemençe sesleri ile inlesin Görele pazarı.Karadeniz insanı yine tertemiz kalsın, gelinlik kızlar toplasın çayları çay sürgünlerinde, her biri sevdalı kızlar çay bahçelerinde. Fındık sepetlerinin arkasında tertemiz gülüşler yer alsın yeni banknot resimlerinde."Jet Ski"leri değil takaları beklesin kızlar.
Hamsiler çırpınsın ağlarda, şiir yazsın başbakanlar, bakıp allı yeşilli takalara.Karadeniz yemyeşil kalsın, Fırtına Deresi gürül gürül aksın,Karadeniz'i nasıl bulduysanız öyle bırakın.Taş ekmek süslesin sofraları, uzun eğri burunlar paylaşsın sizinle mısır ekmeğini. Yerler gıcırdasın yürürken, konuk olduğunuz ahşap evde, güzelim mezerede.
Bukalemun gibi dolaşın Karadeniz'de, başınızda yaşmak, tumeniniz gevşek.Çıplak ayaklarınızla basın yeşil otlara harmanda, dere kenarlarında görün hayatınızın düşlerini.Ansızın bir yağmur bastırsın, sırılsıklam olun...Yayla şenliklerinin yerini almasın havuzda itişmeler, yüzlere çarpılan pastalar, sahte kahkahalar.Havaalanı da yapmayın Karadeniz'e. Yazın; çekik gözlü, minicik kameralı turistler de oraya gelmeyiversin. Satmayıversin Karadeniz'li sahip olduğu en değerli şeyi bir avuç Dolar'a, bir avuç Alman Mark'ına. Bir tek parası eksik olsun inanılmaz zenginliğinin.
Hafta sonu kaçamakları süslemesin magazin sayfalarını. Pazar ilçesinde objektife yakalanmış, sanki çekilmesini istemiyormuş gibi işaretler yapan bir takım cici beylerin, cici hanımların fotoğrafları yer almasın Pazar eklerinde.
Giresun'da "Kızlar kahvesi"nden söz etsin türküler. "Bar" deyince akla "Barbar Bar" değil Artvin'in "Atabarı", "... buray baba evidur, tahtaları kevidur..." sözleri gelsin.Uşaklar horon tepsin uy Tirabzon'da. "Heyamola heyamola, helessa yelessa" nakaratı işitilsin Sinop'ta.Sızlatmayın Çamlıhemşin'in Kale köyünden, kısacık boylu Nokta Ana'nın kemiklerini.Kocasını da bir savaşta kaybetmiş olan, Kırım savaşına gidip, orada vurularak ölen tek oğlu Ahmet'i almaya Kırım'a tek başına giden, mezarını bulup köyüne getiren Nokta Ana'nın kemiklerini.Bu işin, daha önce gördüğüm bu filmin sonunu çok iyi biliyorum.Ümitsizçe haykırıyorum, Karadeniz gibi çırpınıyorum: rahat bırakın Karadeniz'i.Yazan: ??
Oranın da içine etmeyiversinler.Yeni Bodrum'lar yaratılmasın Karadeniz'de. "Techno sound" ile değil, zerdali kemençe sesleri ile inlesin Görele pazarı.Karadeniz insanı yine tertemiz kalsın, gelinlik kızlar toplasın çayları çay sürgünlerinde, her biri sevdalı kızlar çay bahçelerinde. Fındık sepetlerinin arkasında tertemiz gülüşler yer alsın yeni banknot resimlerinde."Jet Ski"leri değil takaları beklesin kızlar.
Hamsiler çırpınsın ağlarda, şiir yazsın başbakanlar, bakıp allı yeşilli takalara.Karadeniz yemyeşil kalsın, Fırtına Deresi gürül gürül aksın,Karadeniz'i nasıl bulduysanız öyle bırakın.Taş ekmek süslesin sofraları, uzun eğri burunlar paylaşsın sizinle mısır ekmeğini. Yerler gıcırdasın yürürken, konuk olduğunuz ahşap evde, güzelim mezerede.
Bukalemun gibi dolaşın Karadeniz'de, başınızda yaşmak, tumeniniz gevşek.Çıplak ayaklarınızla basın yeşil otlara harmanda, dere kenarlarında görün hayatınızın düşlerini.Ansızın bir yağmur bastırsın, sırılsıklam olun...Yayla şenliklerinin yerini almasın havuzda itişmeler, yüzlere çarpılan pastalar, sahte kahkahalar.Havaalanı da yapmayın Karadeniz'e. Yazın; çekik gözlü, minicik kameralı turistler de oraya gelmeyiversin. Satmayıversin Karadeniz'li sahip olduğu en değerli şeyi bir avuç Dolar'a, bir avuç Alman Mark'ına. Bir tek parası eksik olsun inanılmaz zenginliğinin.
Hafta sonu kaçamakları süslemesin magazin sayfalarını. Pazar ilçesinde objektife yakalanmış, sanki çekilmesini istemiyormuş gibi işaretler yapan bir takım cici beylerin, cici hanımların fotoğrafları yer almasın Pazar eklerinde.
Giresun'da "Kızlar kahvesi"nden söz etsin türküler. "Bar" deyince akla "Barbar Bar" değil Artvin'in "Atabarı", "... buray baba evidur, tahtaları kevidur..." sözleri gelsin.Uşaklar horon tepsin uy Tirabzon'da. "Heyamola heyamola, helessa yelessa" nakaratı işitilsin Sinop'ta.Sızlatmayın Çamlıhemşin'in Kale köyünden, kısacık boylu Nokta Ana'nın kemiklerini.Kocasını da bir savaşta kaybetmiş olan, Kırım savaşına gidip, orada vurularak ölen tek oğlu Ahmet'i almaya Kırım'a tek başına giden, mezarını bulup köyüne getiren Nokta Ana'nın kemiklerini.Bu işin, daha önce gördüğüm bu filmin sonunu çok iyi biliyorum.Ümitsizçe haykırıyorum, Karadeniz gibi çırpınıyorum: rahat bırakın Karadeniz'i.Yazan: ??
arasorbul - 28. Dez, 22:02
Trackback URL:
https://akpinar.twoday.net/stories/454858/modTrackback