Sitem hakkinda

Bu sitede diger sitelerden sectigim yada gazetelerden buldugum ve sizlerle paylasmak istedigim yazi,siir,resim vs seyleri bulacaksiniz.Umarim begenirsiniz.

Okuduklarim


Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu
SS Süleyman Soylu

Dinlediklerim

Sabahat Akkiraz | Bergüzar
Bergüzar

Seyrettigim filmler

MISAFIR DEFTERI

Samstag, 25. Dezember 2004

Gençlik ve bilimsel düşünce

GENÇ okurlarımdan sık sık elektronik mektup alırım. Bazılarını okurken içim ferahlar, geleceğe büyük bir sevinçle bakarım. Okuyan, araştıran, sorgulayan, analiz yapan, eleştiren ve benden kaynak soran mektuplardır bunlar.
Bazıları ise adeta ödev veya tezlerini benim yazmamı isterler...
"Annan Planı konusunda Türk ve Yunan hükümetlerinin görüşü neydi? GAP nedir, hangi aşamadadır?.."
Bunlara cevabım tektir:
"İnternete girerek kendin araştır! Böyle ödevler sizi araştırmaya alıştırmak için veriliyor!"
Bazen de şöyle mektuplar alırım:
"Atatürk Nutuk'ta Lozan'ı nasıl anlatmıştır?.. Anayasa'ya göre TBMM'nin görev ve yetkileri?.. Reşat Nuri'nin Çalıkuşu adlı romanının özeti?.."
Böyle yardım taleplerine de cevabım tektir:
"Aç da oku be kardeşim!"
* * *
BAZEN okurlarıma ben soru sorarım.
Aldığım bazı mektuplar şöyle:
"- Avrupa emperyalist olduğuna göre tek amacı Türkiye'yi sömürmektir!
- IMF tek ülkeyi düzlüğe çıkarmamıştır!
- ABD emperyalizmi irticayı destekliyor, kanıtı 'yeşil kuşak' teorisidir!
- Emperyalizmin amacı Müslümanları yok etmektir!
- Atatürk tek kuruş dış borç almadan en büyük çağdaşlaşma devrimlerini yapmıştır!
- 250 milyonluk Türk dünyası Türkiye'nin liderliğini bekliyor."
Böyle yazan okurlarıma da tek bir cevabım vardır:
"Bahsettiğiniz bu konuda hangi kitapları okudunuz?!"
Onları okumaya davet etmemin etkisi olur mu, bilmem.
Bildiğim şudur: Okumak için zihinlerde bilgi açlığı yaratan soru işaretlerinin, şüphelerin, merakların olması lazımdır.
Halbuki 'kesin inançlı'lar kaba gözle gördükleri olayların kendilerini "doğruladığı"nı zannederler ve şüphe duymadıkları için araştırmaya da ihtiyaç hissetmezler.
* * *
ARİSTO'YA göre alev ve sıcak gazların yükselmesinin sebebi, güneşten geldikleri için tekrar güneşe kavuşmak istemeleriydi. Katı cisimler de, asılları olan toprağa kavuşmak için düşüyordu!
İki bin yıl süreyle insanlar her alev ve dumanının yükselmesini, her katı cismin düşmesini Aristo'nun "doğrulanması" zannettiler, hiç şüphe etmediler.
Düşme olayının sebebinin yerçekimi olduğunu 17. yüzyılda Newton gösterdi. 19. yüzyılda öğrendik ki, sıcak gazların yükselmesinin sebebi güneş sevdası değil "termodinamik kanunları"dır.
Hitler, her Yahudi'yi gördüğünde 'Yahudi komplosu' teorisinin "doğrulandığını", Lenin her ticari markayı gördüğünde kendi 'emperyalizm' teorisinin "doğrulandığını" sanmamış mıydı?
Çok okumuşlardı ama bu gözle okudukları için, kitaplardan sadece kendilerini "doğrulayan" soyutlanmış verileri aldıkları için "şüphe" duymamışlardı.
"Doğrulanma" duygusunun yarattığı 'körleşme'ler, bilimsel teorilerde bile olabilir. Kaldı ki, bilimden bağımsız değer yargılarımız vardır. Onun için tek bir "bilimsel dünya görüşü" yoktur, çeşitli görüşler, akımlar, felsefeler vardır, olmalıdır da...
Ama hiç okumadan, araştırmadan, okusa bile "metotlu düşünme" anlayışına sahip olmadan "keskin hükümler" vermek, bu çağda üniversite öğrencisine yakışmaz. Hele de "prof" unvanlı bazı zevata hiç mi hiç yakışmaz.

Taha Akyol 25.12.04 Milliyet

Aziz Nesin
Bam teli
Can Dündar
CUMOK
Enver gökce
Enver Karagöz
Fikri Sönmez
Gülten Akin
Karamizah
Laz Kapital
Melih Pekdemir
Nazım Hikmet
Ofli hoca
Oguz Aral
Oguzhan Muftuoglu
Okuma kösesi
... weitere
Profil
Abmelden
Weblog abonnieren